‘’i can’t breathe’’ ya da ‘’gamzedeyim’’
ne fark eder hem yaşamadım da
yedi milyar kere çarptı diye kalbim
ölümüm ve doğumum da hayaldi
bu olmalıydı uyandığımda ilk sözüm
öğrenebilirdim o vakit kimdir baş talibi kevserin
bendim hep oysa ‘’men lebün müştâkıyam’’ deyip duran

seninle ikimiz yedi gök içinden
yerin kara yüzüne en yakınıymışçasına
bağlı olduğumuz kör göğsümüzden
helâk etmeden helâk edecek şeyleri
sıkışmışız talihten noksan noktada
orada, yedi göğün birinde, seninle ikimiz
birer yıldız olduk ve görülmedi sığdığımız

haydi, bu son nefes alamayışımız olsun
kendi kendimize gelen, bekleyen olarak
oturup kapı önünde birer çerağ uyandırıp
ilmin başında kalıp kirletmeden düşüncemizi
tartışırken onlar, hayattan dersler çıkarırken
bizler ders üzerine ders ekleyelim sonrasından
ve ikimiz bir yolunu bulup yapışalım urvetü’l-vuskâya

Yavuz Kaya