– Olcay’a…

1. Nesnelerin Sessiz Çığlığı
(Cırt cırtlı yağmurluk, tişörtler pamuk pamuk…)
__ Yağmur ürperir. __
Bir dikiş iğnesi batar geceye,
Kırık düğmeler toplanır avuçlarda:
Her tamir, bir vedanın provası.
Evin batısındaki kadın, içimin batısını dikiyor
—ipliği kopmuş bir coğrafya.
Salonda kurduk çadırı,
yamalı bir sessizliğe büründük.
Çaydanlık tıslar:
Sığınak dediğin, bir yangının sönmüş halidir.

2. İç–Dış Aynası
(Silinen rehber, odadan çıkamama…)
__ Batı çöker. __
Telefon almıştım anneme,
numaralar dökülür gibi boşluğa—
dikişsiz haritanın
sökük kenarları.
kibrit kıvılcımı tutturamayan bir alev gibi.
O sökük kenarları toplarken
bir iltifat çarpar kulağıma.

3. Kayıp Haritalar

(“Yüzüne bakınca yorulmuyor insan…”)
__ İltifat. __
Bahar bir başka gelir bu sene,
Karlı gecede dostu uyandırmak yasak
Sütlaç isterim içim ağlarken—
Şeker yerine tuz atıyorlar tencerelere—
alevleri söndüren bir ihanet.
Dağ başını yurt edindim—
dikişsiz haritada bir göçmen lekesi.
Yangın sayılır mı?
Dikiş iğnesi paslanmış bir kıvılcım.
Bir kolye kalmıştı bende,
sen yanık sanmıştın, ben yangını.
O yangını söndürmek için
duvarı dinledim…

4. Kırık Tebessüm
(Soba başında okumalar, gül çayı…)
__ Kıvılcım. __
Fincanlar eski, çaylar dumanlı,
Annemin otobiyografisini yazıyorum 18 aralığa—
her sayfa, bir pencereyi kapatıyor.
Niğde’de kar, İzmir’de göçmen kuşlar.
Muhacir değilim diyorum, kimse duymuyor.
Sessizlik istiyorum: Bir çivi sökerken
duvardan sökülen her dikiş,
çayın tıslayan parıltısında
—küllerden bir nakış.
O küllerden geriye
bir dikiş ipliği kaldı, eriyen kar gibi.

5. Soba Dumanında Son İsyan

(İğde ağacına dal olsam…)
__ Sis indi. __
Yokuşun ucundaki badem ağacına sarıldım,
kabuğundaki çatlakları
dikişle nakış nakış örercesine.
Günaydın demedim, içimde dünya ağrısı
ve mülksüzlerin çığlığı
—yırtık bir kilimin söküklerinde.
Soba sönerken, sütlaç kokusu gelir uzaktan
—son dikiş, bir yangının fitili.

Son

Geyikli kilimde uyuyakaldım,
rüyamda deve güreşi vardı
ve tüm renkleri göğüs kafesime sığdıran bir ceylan.
Avcı, “Bu şiir sana yetecek mi?” diye sordu,
ben bir dikiş makinesinin
ve kibrit çakmasının sesiyle uyandım—
iplik bitmiş, düğümler sökülüyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın